Sahîh-i Buhârî 2225
Kitap içi no 2225حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ فِي صَدَقَةِ عُمَرَ ـ رضى الله عنه ـ لَيْسَ عَلَى الْوَلِيِّ جُنَاحٌ أَنْ يَأْكُلَ وَيُؤْكِلَ صَدِيقًا {لَهُ} غَيْرَ مُتَأَثِّلٍ مَالاً، فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ هُوَ يَلِي صَدَقَةَ عُمَرَ يُهْدِي لِلنَّاسِ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ، كَانَ يَنْزِلُ عَلَيْهِمْ.
Amr İbn DInar'ın naklettiğine göre, Ömer r.a. (vakıf olarak) vermiş olduğu sadakalarla ilgili olarak, "Vakfın işlerini yürüten kişinin, söz konusu maldan yemesinde, mal biriktirme amacı bulunmadan arkadaşına yedirmesinde bir günah yoktur" demiştir. İbn Ömer, Hz. Ömer'in vakfına ait işleri yürütmüştür. O, konakladığı yerlerdeki Mekke ahalisine bu maldan hediye verirdi. Tekrar: