Sahîh-i Buhârî 3342
Kitap içi no 3342حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ يَزِيدَ الْكَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسِ، رضى الله عنهما. {وَجَعَلْنَاكُمْ شُعُوبًا وَقَبَائِلَ} قَالَ الشُّعُوبُ الْقَبَائِلُ الْعِظَامُ، وَالْقَبَائِلُ الْبُطُونُ.
İbn Abbas r.a.'dan rivayete göre: "Ve sizi birbirinizle tanışasınız diye kavimlere ve kabileiere ayırdık" buyruğu hakkında dedi ki: "şu'ub (kavimler), büyük kabileler demektir. Kabileler (el-kabail) ise batınlar (boylar) demektir