İçeriğe geç
Qurandia

Sahîh-i Buhârî 4408

Kitap içi no 4408

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي رَجَاءٍ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ أَبَاهَا، كَانَ لاَ يَحْنَثُ فِي يَمِينٍ حَتَّى أَنْزَلَ اللَّهُ كَفَّارَةَ الْيَمِينِ‏.‏ قَالَ أَبُو بَكْرٍ لاَ أَرَى يَمِينًا أُرَى غَيْرَهَا خَيْرًا مِنْهَا، إِلاَّ قَبِلْتُ رُخْصَةَ اللَّهِ، وَفَعَلْتُ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ‏.‏

Hz. Aişe'den rivayet edildiğine göre, babası [Ebu Bekir], Allah Teala yemin keffareti hakkında ayet indirinceye kadar hiçbir yeminini bozmamıştır. Ebu Bekir şöyle demiştir: "Sonradan aksini hayırlı gördüğüm her yemin konusunda Allah'ın ruhsatını kabul ettim ve hayırlı olanı yaptım. " Tekrar: 6621. Fethu'l-Bari Açıklaması: Hz. Aişe lağv yeminini, mükellefin yemin kastı taşımadan telaffuz ettiği yemin olarak açıklamıştır. Lağv yemini hakkındaki diğer tarifieri şu şekilde verebiliriz: 1- Zann-ı galibe göre yapılan yemin. 2- Kızgınlık anında yapılan yemin. 3- İsyan için yapılan yemin. Bu konuda bir başka ihtilaf daha vardır. Yeminler konusunda bu mesele açıklığa kavuşturulacaktır

MA

· Âyet

/

Yalnızca hizmetin çalışması için zorunlu ve tercihlerinizi hatırlayan çerezleri kullanıyoruz. Analitik, reklam veya izleme çerezi yok.