Sünen-i Ebû Dâvûd 20841
Kitap içi no 337حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَاصِمٍ الأَنْطَاكِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ شُعَيْبٍ، أَخْبَرَنِي الأَوْزَاعِيُّ، أَنَّهُ بَلَغَهُ عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، قَالَ أَصَابَ رَجُلاً جُرْحٌ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ احْتَلَمَ فَأُمِرَ بِالاِغْتِسَالِ فَاغْتَسَلَ فَمَاتَ فَبَلَغَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " قَتَلُوهُ قَتَلَهُمُ اللَّهُ أَلَمْ يَكُنْ شِفَاءُ الْعِيِّ السُّؤَالَ " .
Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan; demiştir ki; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında bir adam yaralandı sonra da ihtilam oldu. Yıkanmasını emrettiler o da yıkandı. Bunun üzerine adam öldü. Hadise Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e aktarıldı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: Onu öldürdüler, Allah da onları öldürsün, cehaletin şifası sormak değil miydi? Diğer tahric: İbn Mace, tahare; Ahmed b. Hanbel