وَأَنَّا لَمَسْنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدْنَٰهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا
"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."
وَأَنَّا لَمَسْنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدْنَٰهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا
"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk."
Surenin nüzul ortamı
Sure geneliCin suresi Mekkî'dir; geç Mekke döneminde, rivayetlere göre Hz. Peygamber'in Tâif yolculuğu dönemi civarında (nübüvvetin 10. yılı dolayları) inmiştir. Sure, bir grup cinin Kur'an okunurken dinleyip iman ettiğini ve kavimlerine dönerek bunu haber verdiğini bildirir; Buhârî ve Müslim'de İbn Abbas'tan bu olaya dair rivayet nakledilir. Böylece davetin insanlarla sınırlı olmadığı ve gayb bilgisinin Allah'a ait olduğu vurgulanır.
Buhârî ve Müslim rivayetleri; klasik tefsir mukaddimeleri
· Âyet
/
Yalnızca hizmetin çalışması için zorunlu ve tercihlerinizi hatırlayan çerezleri kullanıyoruz. Analitik, reklam veya izleme çerezi yok.