لَوْ كَانَ هَٰٓؤُلَآءِ ءَالِهَةً مَّا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır.
لَوْ كَانَ هَٰٓؤُلَآءِ ءَالِهَةً مَّا وَرَدُوهَا وَكُلٌّ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Eğer bunlar tanrı olsaydı cehenneme girmezlerdi; hepsi orada temelli kalacaktır.
İbnü'z-Ziba'râ'nın itirazı
98–101Rivayete göre "Siz ve Allah'tan başka taptıklarınız cehennem yakıtısınız" meâlindeki âyet inince Kureyşli şair Abdullah b. ez-Ziba'râ itiraz etti: Meleklere, Üzeyir'e ve Meryem oğlu Îsâ'ya da tapıldığını, bu durumda onların da cehennemde olması gerekeceğini söyledi. Bunun üzerine, "Kendileri için tarafımızdan en güzel karşılık takdir edilmiş olanlar; işte onlar cehennemden uzak tutulmuştur" meâlindeki âyet indi. Böylece âyetteki hükmün, kendilerine tapılmasına rızası olmayan salih kulları kapsamadığı bildirilmiş oldu.
Vâhidî, Esbâbü'n-Nüzûl; Taberânî
Surenin nüzul ortamı
Sure geneliEnbiyâ Mekkî olup orta Mekke dönemine tarihlenir. Hesap gününün yaklaştığından habersiz, gaflet içindeki Mekke toplumunu uyarır; peygamberler zincirini anarak Hz. Muhammed'in davetinin aynı tevhid geleneğinin devamı olduğunu gösterir.
Klasik tefsir mukaddimeleri
· Âyet
/
Yalnızca hizmetin çalışması için zorunlu ve tercihlerinizi hatırlayan çerezleri kullanıyoruz. Analitik, reklam veya izleme çerezi yok.