İçeriğe geç
Qurandia

Kehf 18:26

Cüz 15 · Sayfa 296

قُلِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثُوا۟ لَهُۥ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَبْصِرْ بِهِۦ وَأَسْمِعْ مَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا يُشْرِكُ فِى حُكْمِهِۦٓ أَحَدًا ٢٦

De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O, ne mükemmel görendir! O ne mükemmel işitendir! İnsanların O'ndan başka dostu yoktur. O, hiç kimseyi hükümranlığa ortak kılmaz."

Bağlam

Yahudi âlimlerinden alınan sorular: Ashâb-ı Kehf

9–26

İbn İshâk'ın naklettiğine göre Kureyş, Hz. Peygamber'i sınamak için Nadr b. Hâris ile Ukbe b. Ebî Muayt'ı Medine'deki (Yesrib) yahudi âlimlerine gönderdi. Âlimler, "Ona eski devirde mağaraya sığınan gençleri, yeryüzünün doğusuna ve batısına ulaşan gezgini (Zülkarneyn) ve ruhu sorun; bunları bilirse peygamberdir" dediler. Sorulan bu sorular üzerine Kehf sûresinin ilgili bölümleri indi; 9-26. âyetler mağaraya sığınan gençlerin (Ashâb-ı Kehf) kıssasını anlatır.

İbn İshâk, Sîre; Taberî, Câmiu'l-beyân

Surenin nüzul ortamı

Sure geneli

Kehf Mekkî'dir. Rivayete göre Kureyş'in, Medine'deki Yahudi alimlerin yönlendirmesiyle Hz. Peygamber'e sorduğu sorular (Ashab-ı Kehf, Zülkarneyn ve ruh hakkında) üzerine nazil olmuştur. Ashab-ı Kehf, Musa-Hızır ve Zülkarneyn kıssalarıyla iman, ilim ve güç konularında ölçüler verir.

Klasik tefsir mukaddimeleri; İbn İshak ve esbâb-ı nüzul rivayetleri

MA

· Âyet

/

Yalnızca hizmetin çalışması için zorunlu ve tercihlerinizi hatırlayan çerezleri kullanıyoruz. Analitik, reklam veya izleme çerezi yok.